Kardankadın

Otuz dört yaşındayım. Ankara’da doğdum. Liseye kadar orada okudum, üniversite için şehir dışına gittim. Öğretmenim. Yıllardır hetero bir ilişki yaşamamama ve şu anda da algımın tamamen kadınlara yönelik olmasına rağmen biseksüel olduğumu düşünüyorum. Feminist ve ateist aidiyetlerim var. Sol görüşlere yakınım.

Lezbiyen miyim diye düşünmedim, oluverdi sadece

Lisedeyken birinci derece bir akrabamın lezbiyen olduğunu biliyordum. Bana açıktı ama üzerine konuştuğumuz bir durum değildi. Onun oyunbaz, biraz haylaz biraz muzır yapısı nedeniyle eğlencesine yapılan bir şey gibi geliyordu bana. O da daha eğlenceli yönlerinden bahsediyordu zaten. Ailemden çok sevdiğim biri oluşu ve kendini ifade ediş tarzının suçluluk psikolojisiyle olmaması; bunu yasak, kötü, sıra dışı veya çok havai bir şey yapıyormuş gibi sunmamasından dolayı bendeki ilk çağrışımlar olumluydu. Ne benden daha farklı olduğunu düşündüm ne de “vay be, çok çılgın, kadınlarla yatıyor” gibi bir algım oldu. Ütopik bir yere koymadım; “ben de mi denesem?” gibi bir şey de uyandırmadı. Onunla konuşmalarımda lafıma sözüme dikkat etmek zorunda kalmadım. Onu rahatsız edecek bir şey söylediğimde, kırılmadan, beni düzelteceğini biliyordum çünkü. Mesela ‘’sevici’’ kelimesini bir filmde duydum ve “Sen şimdi sevici mi oluyorsun?” gibilerinden bir şey sordum. Bozuldu ama “Sana bozulmuyorum, bu kelime çok rahatsız edici bir kelime, lütfen ne bana ne benim gibi olan bir başkasına bu kelimeyi kullanma,” dedi. “Kardankadın bu kelimeyi, bu şekilde kullanmıyoruz,” diye düzeltilmesi güzeldi. 

Üniversitede hetero bir ilişkim ve genellikle hetero arkadaşlarım vardı. Bu yüzden üzerine düşünmedim; lezbiyen ‘’olabilirim” ya da “hayır, olamam” diye bile aklımdan geçmedi. Oluverdi sadece. İleride partnerim olacak kişiyi gördüm. Tek istediğim şey onunla tanışmaktı. O kadın hayatımın bir yerinde olsun. Hırkası, gözlüğü o kadar hoşuma gitmişti ki… Sevgili olarak düşünmemiştim çünkü böyle bir pratiğim, düşünme biçimim yoktu. Sadece onu istedim. 

Zamanla yakınlaşmamız, birlikte zaman geçirmemiz diğer arkadaşlıklardan farklılaştı. Sonra o bana kendi yöneliminden bahsetti, lezbiyen olduğunu söyledi. Ben de bir an, “Neden bir ilişki yaşamayalım ki? İlk görüşte onu bu kadar istememin altında böyle bir sebep olabilir,” diye düşündüm ve bir ilişkiye başladık ama bu ilişkiye başlarken de kendimi lezbiyen olarak görmedim. Bir kadınla sevgili oldum ama “Lezbiyen misin?” sorusuna hep “hayır” diye cevap verdim. Çünkü aslında kadınlardan hoşlanmıyorum, sadece o kişiyi seviyorum. O erkek de olsaydı benim için aynı hissi olacak, gibi geliyordu. Bu yüzden lezbiyen olduğumu kabullenmem çok sonra oldu.

Ben hep sevgilisizmiş gibi görünüyorum

Önce kendime yakın gördüğüm kişilere açıldım. Sonra ilişkim bir kadınla olduğu için bu kişilerin beni aynı şekilde dinlemediğini fark ettim. Herkesle paylaşmak çok da doğru ve akıllıca olmadı. Çok sevinen ve “ben de lezbiyenim” deyip açılan da oldu, “Bir daha bana ilişkilerinden bahsetme,” diyen de. Heyecanının verdiği o gazla herkese açıldıktan sonra fark ettim ki, bazıları kendini geri çekiyor. Bu yüzden çok anlatmamaya ve paylaşmamaya karar verdim. 

İş ortamında ve arkadaş çevresinde lezbiyen çift olarak ben ve sevgilim vardık, başka kimse yoktu. Ben de herkese “sevgilim yok” demeyi tercih ediyordum ama o zaman da “Niye sevgilin yok?” sorusu geliyordu. Bu yüzden, dışarıdan “çok mu geçimsiz görünüyorum acaba” diye tribe girdim bir ara. Herkes ilişkilerinden bahsederken ben hep sevgilisizmiş gibi görünüyorum, bu beni üzüyor. Oysa bir ilişkin var. Mutlusun ama bunu hiçbir şekilde paylaşmıyorsun.

Şımartılmalarım görünsün istiyorum. Mesela partnerler birbirine çiçek gönderiyorlar; ofise birinin eşi, sevgilisi geliyor vs. Benim de sevgilim geliyor, kimse “Ooo Kardankadın iyisin” demiyor veya bana yapılan o şeyin duygusallıkla yapıldığı görünmüyor. Günübirlik yaşayan, takılan bir tip olarak görülüyorum. Bakirelikle ilgili bir konu oldu, “Kardankadın, sana sormuyoruz zaten”, “Düzenli bir ilişki sürdüremezsin sen ya…” dediler. Oysa hiç böyle biri değilim, olsam bu beni rahatsız da etmeyecek zaten. 

Şu an bir kadını sevgilim olarak daha rahat tanıtabilirim

“Sevgilim” demiyordum ama insanların yanında sevgilimle son derece rahat davranıyorduk, biraz dikkati olan herkesin rahatlıkla anlayabileceği şekilde yaşıyorduk. Ailemden uzun yıllardır uzak yaşıyorum; partnerimi ailemle bir şekilde kaynaştırabiliyordum. Onların yanına gittiğimizde partnerimi öpebiliyor, rahatça ona sarılabiliyordum veya yatak hazırlanıyorsa ikimiz için hazırlanıyordu. Ben demeden annem çift kişilik yatağı bize vermeyi teklif ediyordu. Onunla birlikte gitmediysem, “Hayırdır o nerede?” diye soruluyordu veyahut da ayrıldığımızı duyanlar, “Boşandınız mı?” gibi bir soru sorabiliyordu. Ben de “Evet, boşandık” diyebiliyordum. Bilmeyen kişiler içerisinde de herkes aslında o kişinin benim için özel olduğunu bilirdi. “Sevgilin mi?” diye sormasalar da. Şu an bir kadını sevgilim olarak da daha rahat tanıtabilirim gerçi. 

İstanbul’a gelince LGBT çevrelerle bir araya gelişimiz, artık daha açık yaşamaya başlamamız üç yıl almıştı. Bu çevrelere girişimiz, ilişkimizde pek bir şey değiştirmedi; biz zaten bedensel olarak yakın davranıyorduk… LGBT ortamına girmek başka ilişkilerin var olduğunu ve nasıl ilişki çeşitlerinin olduğunu görmemi sağladı. Bu beni daha rahatlattı mı veya belli bir ortama sıkıştırdı mı dersen, hayır.

Hiçbir kavram gözüme sokulmasın

Hayalimdeki dünyada kendimce rahat yaşıyorum. Beni yadırgayan veya yargılayan birileri yok. Yaşam standardı daha yüksek, başkaları da benim gibi kendilerince varlar ve de bu uyumla ilerliyor, böyle bir dünya. Kıyafetim farklı olabilsin, öylece pijamamla, çıplak, dağınık, pis vs. dışarı çıkabilmeyi isterdim. Mesela Rumeli Hisarı’na gitmek istiyorum diyelim, “buraya gideyim mi”, “şurada şunu yapayım mı’’ konularını parasal olarak düşünmek zorunda kalmasam özgürlüğü hissedebilirim. 

Kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlılar; bunlarla ilgili roller biçilmesin. Erkek çalışmaya giden değil, kadın evde mantıyı açan değil; her işin cinsiyetsiz yapıldığı bir dünya görmek isterdim. İnsanlar yönelimlerinden dolayı şartları kötü, zoraki işlerde çalışmasınlar.

Hiçbir kavram gözüme sokulmasın ve biri diğerinden daha iyi olarak sunulmasın. LGBTİ bir bireyin çocuğuyla ve partneriyle, gündelik hayattaki yaşantılarını görmek isterdim. İnsanların birlikte el ele tutuşmalarını veya parkta uzanmalarını, işte istedikleri an öpüştüklerini görmek hoş olurdu. Örneğin; televizyonda, aile kuran LGBT’leri de görmek isterdim; mesela sokakta röportaj yapıyorlar LGBT ailelerle okul alışverişiyle ilgili. 

Çocuğum var diye bu beni kendimden bu kadar geçirmemeli

Ütopik dünyamda, temiz bir yerde yaşıyorum. İstediğim saat ulaşım araçlarını kullanabiliyorum. Bana ait bir mülk yok. Basit bir montum, bir ayakkabımın olmasını, bir koltuğum olmasını istiyorum. Sadece ihtiyaçlarıma yönelik eşyalarımın olmasını istiyorum. Para ve para kazanmak yok ama bir üretkenliğin içinde olmak, çevreyle ilgili bir iş yapmak isterim. Mesela ölü ormanları temizleyen, ağaçları budayan bir görevli olabilirim. 

İlişkilerimde sadece sevgili değil birçok şey olmaya çalışırım. Tek eşliyim ve ütopyamda da ilişkilerin tek eşli olmasını istiyorum. Dünyam çocuksuz bir dünya. Olacaksa da çocuğu var ettim diye illa bana ait, benim istediğim gibi olmasın. ‘’Biz aileyiz’’ sorumluluğunun çocuğu dünyaya getirenlere yüklenmediği bir dünya olsun. Evlendim diye, evlilik her şeyi bağlamamalı. Çocuğum var diye, bu beni kendimden bu kadar geçirmemeli. Eşiyim, çocuğuyum, annesiyim diye, birinin hayatında onun kendisinden daha fazla var olmamalıyım. Böyle bir bilinç olursa o zaman kadınlık, erkeklik, babalık, annelik rolleri de kendi içerisinde yumuşar ve farklı bir şeye dönüşebilir.

Erotik shop’lara markete girer gibi girebileyim

Benim için haz değerli. Görünürde basit olan şeyler de hazza dair. Örneğin, çayıma benden önce iki şeker atılmış olması, basit görünen eylemlerin, davranışların, sözlerin benim için yapılması mutlu ediyor.

Cinselliğin biraz daha erotik, kadınsal ve lezbiyen olmasını istiyorum. Lezbiyen pornolar şu an çoğunlukla erkekler için çekiliyor. Bize hitaben yapılan pornolar olsun. Pornolarda LGBTİ bireyler görünür olsun. Erotik shop’lar daha çok sayıda, daha görünür, rahat, böyle her an bir markete giriyormuşsun gibi, “almasam da bir bakayım, fiyatını öğreneyim” gibi bakıp çıkabileceğim kamusal alanlar olsun istiyorum. 

Bugün ailemle ilişkimi değiştirsem daha farklı yaşayabilirim. Çünkü aileden gelen duygusal baskıların altında çok kolay ezilebiliyorum. Kendi varlığımdan önce onların varlığını önemsiyorum. Bu dünyada birinin çocuğu olarak değil de Kardankadın olarak var olmayı isterdim. Kendinin önüne başkalarını koymak artık senin davranış kalıbına dönüşüyor. Arkadaşlarınla, partnerinle de ailenle kurduğun gibi bir ilişki kuruyorsun çünkü; daha bağımsız davrandığın zaman kendini kötü hissedebiliyorsun. Bu, ütopyamdaki dünyaya ulaşmada en büyük engelim diyebilirim. 

  • Bu yazının görsel çizimi Bengisu tarafından yapılmıştır ❤

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: